Biz ki ustasıyız o havalara gomanın! Hayatı, okaliptüsü fazla kaçırmış koala kafasında yaşar; çayı, ince belliden çift şekerli içer; sigarayı ise ancak ve ancak kibritle yakarız. Mübalağayı çılgınlar gibi sever, aklımıza estikçe de yazar-çizeriz muhterem...

30 Temmuz, 2011

"Tiyze Nasilsun?"

      
Sıradan bi günün sonunda Trabzon-Sürmene otobüsüyle eve doğru gitmeyken Moloz durağından bir tiyze otobüse bindi ve tam karşı koltuğuma oturdu- her zamanki gibi terste kalan koltukta oturuyorum; ihtiyarların bu koltuklarda oturmak istemediği bi gerçek -. Çok geçmeden bu tiyzemiz rahatsızlandı ve kendinden geçti. Bana kalsa tiyzenin ruhunu Moloz'da unuttuğunu söyler ve geri dönüp ruhu alırsak her şeyin yoluna gireceğini iddia ederdim ama duyarlı vatandaşlarımız benden önce davranarak olaya müdahale ettiler , biraz da iyi etiler galiba. Yüze su vurma, kolonya koklatma gibi geleneksel yöntemlerden taviz vermeden tiyzeye yardımcı olmaya çalışan hemşire kızımız sayesinde olsa gerek ki tiyze birkaç dakika sonra kendine gelir gibi oldu. O ana kadar sessiz bir şekilde yanımda oturan mavi gözlü, kırmızı bakışlı abi bir anda olaya dahil oldu ve sonrasında ortaya benim için unutulmaz olan şu diyalog çıktı muhterem.


-Tiyze nasilsun bilema daha eyisun daaa?
-Yok uşuum yok çok fenayim.
-Yok yok tiyze haşimdi daha eyisun.
-Eyi değilum uşuum dur gonuşturma bakayim beni!


Ve efsane abiden efsane bi ceva geldi:


-Tiyze ben Ofliyim,bizde yarim hocaluk vardu. Okudum seni daa birazdan hiçbişen galmaz...

Hiç yorum yok: