Sadece gönlümüzü değil, zamanımızı, paramızı, emeğimizi verdiğimiz ve saf düşüncelerle "Güzel oyun" diye tanımladığımız futbol için bugünlerde en çok sarf edilen söz öbeğidir belki de Simon Kuper' in 1994 yılında yayınlanan kitabının da adı olan "Futbol, asla sadece futbol değildir". Genel olarak, futbolu merkezi haline getiren güzellikleri ön plana çıkarmak için kullanılan bu söz, bugün işlenen suçların üzerine geçirilen bir kılıf haline gelmiş durumda. "İşlenen suçları karşılıksız bırakın! Çünkü futbol, asla sadece futbol değildir. Bunca insan ekmek yiyor, milyonlarca taraftar var, sahadaki futbolcunun emeği n'olacak?" vesaire, vesaire...
Bizim güzel oyunumuz yeni kirlenmedi aslında: Biz Trabzonspor taraftarları biliriz ki bu boka batmışlık, bizim şampiyonluğa olan hasretimizle akrandır. Bazıları buna aşağılık kompleksi diyorlar ama bizim için gerçek olan bu. Nitekim hala devam eden "Şike Soruşturması" haklılığımızın en büyük ispatıdır. Bu işlerden en çok biz çekmişizdir herhalde muhterem ama hiç bi zaman yılmadık. Çünkü Biz, statükoyu devirenlerdik. Ezildikçe büyüdük Biz. Öyle büyüdük ki herkesin kabulleneceği şekilde "Bize her yer Trabzon" diyebildik günün birinde. Ezildikçe daha çok bağlandık sevdamıza. Öyle bağlandık ki bazılarımız can verdi bu sevda uğruna...
Yaşanan hiç bir olumsuzluk yüz çevirtmedi Biz'e; "verin topumu ben oynamıyorum" dedirtmedi. Ama muhterem kendi adıma konuşmalıyım ki ben artık küstüm "Güzel oyuna". Bu akşam öyle bir maç izledim ki içim içimi yedi, üzüntümden olsa gerek belki de ilk defa hiç ağzımı açmadan maç izledim. Pek çok şey düşündüm maç bitene kadar, pek çok kötü hatıra canlandı gözümde ve en sonunda kendi kendime "Ben bu oyunun nesini seviyorum, niye kendimi paralıyorum bu oyun için?" gibi sorular sordum. Yine kendi kendime cevaplar vermeye çalıştım ama bu kez ikna edemedim sanırım içimdeki Trabzonspor sevdalısını. Verilmeyen goller, ayarsız kararlar, çıkarılan kartlar, yüzsüz rakipler... Ben daha fazla dayanamıyorum bu işe zira bir tek Trabzonspor'um yetmiyor bu işi tersine çevirmeye, oyunu güzelleştirmeye. Düşünüyorum da Simon Kuper haklı: Futbol, asla sadece futbol değil. Çünkü futbol, sinir harbine girmek ama çıkamamak, günah sahibi olmak, sevdiğin insanların kalbini kırmak, haksızlığa uğramak ama sisteme boyun eğmek gibi anlamlar da taşıyor artık.
Ben, Trabzonspor'un, Benfica ile oynadığı iki maçın ardından futbola inancımı kaybettim ve artık futbol benim gözümde eski değerine asla sahip olamayacak. Evet, bir Trabzonspor sevdalısıyım ve evet, sevdamı yüreğimin derinliklerine gömeceğim kürek kürek. Alışırım be muhterem. Ne de olsa ilk defnim olmayacak o mezarlığa...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder