Garip mahluk bu "insan" denen kütle. İsmi, cisminde tevellüt eden türden. Bir ara merak edip bakmıştım, ne demek diye; Kur'ani bir terimmiş. Yani insana ilk Allah, "insan" demiş. Öncesinde ne deniyordu geyiğindeki sorulara verebileceğim en geyik cevap "hangi öncesi?" olacak elbette. Nisyan kökünden türemiş olup, bir abartma ekiyle birlikte "çok çok unutan" demekmiş ki insanın bu yönüne, Kelamullah'ta da sık vurgu yapılır. Öyle ya, unutuyoruz maalesef ( ilahi takdire ne kadar maalesef denebilirse o kadar maalesef tabi). Mesela sokakta ölmüş bir kediyi, üzerine bastığımız toprağın üzerine basanları, herşeyden unutulmaz o ''kun'' emrini, ve ''dağlar gibi yürüyen gemiler''i... İnancı da unutuyoruz şaşırtmadan fıtratlarımızı, Allah'a, çok unutana, vicdana ve sevgiye tabi ki.
Unutamadığımız bir şey varsa ki var maalesef (bkz: ilk maalesef), hırsımız sanırım. Yarın için olan kaygılarımız var ya, işte tam o unutulası unutulmazın, unutulmazlık gerçeğinden. Büyük adam olacağız hepimiz, zira bu bize sorulan 'büyüyünce ne olacaksın' kokuşmuş sorularından kalan mirastır. Tam burada aklıma Tyler Durden karakterinden bir replik geldi aklıma. "Her biriniz ileride bir pop yıldızı, bir futolcu ya da bir iş adamı olacağınızı hayal ediyorsunuz. Ama (noktadan sonra ama ile başlanmaz diyene selam olsun) gerçek şu ki, hiçbir bok olamayacaksınız. Doğadaki tüm organik maddeler gibi çürümeye mahkumsunuz" gibi bi şeylerdi işte.
Aslolan şu ki burada, bu çürüme ki, işte en çok unuttuğumuz unutuşumuz...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder