Biz ki ustasıyız o havalara gomanın! Hayatı, okaliptüsü fazla kaçırmış koala kafasında yaşar; çayı, ince belliden çift şekerli içer; sigarayı ise ancak ve ancak kibritle yakarız. Mübalağayı çılgınlar gibi sever, aklımıza estikçe de yazar-çizeriz muhterem...

17 Ocak, 2012

Hırdavatçı



Dışarısı buz gibi, lapa lapa olmasa da kar var. İnsanlar çılgınlar gibi seviniyor, fotoğraf paylaşıyor falan ama ben sevinemiyorum zira bütün ayakkabılarım "bez"den muhterem...

Bir yazıya giriş için kötü bi cümle seçmiş olabilirim ama kafamda kurduğum zaman çok hoştu ya hu az sabredip okursanız bağlayacağım onu bi yerlere.

Öhöm öhöm, vuvup, çıkş, çıkş, çıkş, foarr, huuuuffff, füüüfffff, hiiüüüpppppp...

Her daim kendimi mutsuz edecek, coşkulu kalabalıktan sıyrılacak bir şey bulmuşumdur muhterem. Bugünkü kar yağışı ve eşin-dostun buna verdiği reaksiyonla beraber kafamı ayakkabılarıma taktım mesela; "Neden bütün ayakkabılarım yazlık, niye ben bot giyemiyorum, tamam Harley Davidson'a karşı önyargılarım var ama neden şöyle sıradan, ayağımı sıcak tutacak, karda-kıyamette rahat adım atmamı sağlayacak bi botum yok lan benim?.." gibi muhtemelen pek çok insanın aklına dahi gelmeyecek sorular zihnimi kuşatmış vaziyette. Ben bu mevzuyu aldım ekonomi politikalarımın yanlış oluşuna, oradan da Ekonomi ve Pazarlama dersinden kalışıma falan bağladım. Bağlama konusunda iyi olduğumu düşünürüm her daim ama işin aslı, bağlanmamış ayakkabı bağcıklarını ayakkabının içine tıkıştırmaktır hayatımın özeti. Bak yine ayakkabı dedim, vurun beni lan; dikşın, dikşın, dikşın, tatatatatatatatata, şık-şuk, güüümmm... Karikatür mü çizsem acaba muhterem? Ses efektlerim ziyan olmaz falan. Vuhuuuu konu nerede başladı da nerede bitemiyor. Şu an darmadağınım, kafam açıldı çılgınlar gibi muhterem. Ben buraya bi şey anlatmaya geldim aslında ama bağlayamayacağım aşikar...

Neyse ya hu silmeyeceğim bunları. Her yazılan şey bi yerlere bağlanacak, oradan hayat sorgulanacak deyu bi zorunluluk yok ennihayetinde!? Ya da var mı lan? Bak tereddüt ettim şimdi. Neyse ayıp etme hakkımı kullanıyor ve öğrenmiyorum buişin aslını. Tamam lan vurmayın, gittim ben. Ama ağlarsınız ardımdan "Get deyen dilim gopeydi!.." misali...

Huuuuffff, füüüfffff, hiiüüüpppppp, püüüüüvvvssss... Çay soğumuş ya la!..


12 Ocak, 2012

Anlamlandıramadan da Sevilebilir Pekala





Bu güzel şarkıya dair bildiğim iki şey var: Biri, şarkıyı seslendiren ablanın Azam Ali olduğu, diğeri ise ona eşlik edenlerin Niyaz adlı grup olduğu. Belki bir ağaca yazılmış bu şarkı ya da belki bir çocuk şarkısı falan, bilmiyorum -öğrenmek için de çaba sarf etmiyorum-  ama bunlarla çok fazla ilgilenmeden çılgınlar gibi dinleyebiliyor, sevebiliyor ve ona kendimce bir sürü mana yükleyebiliyorum muhterem!..