Biz ki ustasıyız o havalara gomanın! Hayatı, okaliptüsü fazla kaçırmış koala kafasında yaşar; çayı, ince belliden çift şekerli içer; sigarayı ise ancak ve ancak kibritle yakarız. Mübalağayı çılgınlar gibi sever, aklımıza estikçe de yazar-çizeriz muhterem...

20 Ekim, 2012

Tay-Tay Gel, Bok Var...







Bi şehirde içtiğin çaydan tat almaz olduysan, yollara düşme vakti gelmiş demektir...


***


Çayı ne zaman-nerede sevdim bilemem muhterem. Keza sigarayı da... 

Sütten ne zaman kesildim bilemem. Keza bezden ne zaman çıktığımı da...

İlk misketi nerede oynamıştım? Bilmiyorum ki. İlk tasomu nerede "keptiğimi" bilmediğim gibi. İlk ne zaman "çarçöp" demiştim sahi? Bak işte onu da bilmiyorum...

İlk oyuncak arabamı kim-ne zaman almıştı bilmiyorum mesela. Peki ya ilk top?..

İlk kalemi ne zaman tutmuştum bilmiyorum. Hangi harfi yazmıştım ya da nasıl bir şey çizmiştim acaba? Bilmiyorum...

İlk okula gittiğim günü araştırsam bulurum aslında ama şimdilik bilmiyorum. Yanımda bi çocuk oturmuştu o gün. N'oldu o çocuğa acaba, ne alemdedir şimdi? Bilmiyorum...

İlk fotoğrafımı kim çekti bilmiyorum muhterem. Aslına bakarsan hangisinin ilk fotoğrafım olduğunu da bilmiyorum. O sünnet fotoğrafındaki topu elime kimin iliştirdiğini de bilmiyorum ki. O polis arabasıyla olan fotoğrafı kim çekti bilmiyorum ama merak ediyorum kime öyle candan güldüğümü. "Gülümse, çekiyorum"un vücut bulmuş hali meret...

İlk kime benzetildim bilemem. Benzeteni bilemediğim gibi. Şimdilerde babama benzetiyorlar. Ben buna "yaşlanmak" diyorum...

İlk kimin yüzünü çizmişimdir acaba? Daha birinin yüzünü çizip-çizmediğimi bilmiyorum ki...

Kafamı ilk nereye vurduğumu bilmiyorum muhterem. Yalnız sağlam vurmuş olmalıyım ki bugüne dahi etkisi oluyor o çarpmanın...

İlk nerede düşmüştüm acaba? Bilmiyorum. Son olmayacağını hep biliyordum galiba. Nitekim olmadı da...

Poğaça kokusunu ilk ne zaman-nerede aldığımı bilemem. Amma ve lakin o poğaçalardan istediysem, annem kesin almamıştır. Evde daha güzeli vardır. Onu bilirim...

İlk mahalle maçımı ne zaman yaptığımı bilmiyorum. Kimler vardı o maçta, kazanmış mıydık, gol atmış mıydım? Bilmiyorum. Ama gol attıysam "Di Baggio" deyu bağırmışımdır kesin...


***

Safi bi şeş kapısı kapalıyken attığın 6-6'lık zara "düşeş" değil, gele denir...


***


İlk hangi Trabzonspor maçını izlediğimi bilmiyorum muhterem. İlk kimin golüne sevindiğimi de bilmiyorum ki ben. Ama her Trabzonspor golüne ilkmiş gibi sevinebiliyorum mesela...

İlk ne zaman kaçmıştım okuldan? Bilmiyorum ki. İlk ne zaman yakalandığımı da bilmiyorum zaten. Belki de hiç yakalanmamışımdır...

Saçımı ilk kim-ne zaman kesti bilemem muhterem. Bi keresinde köydeki evin üstünde el makinesiyle kesmişlerdi saçımı, çok acımıştı, ağlamıştım. Allah'tan ilki o değildi...

Hangi dersin sınavına girmiştim ilk? Bilmiyorum. Kaç aldığımı da bilmiyorum zaten. Ama hangi ders olursa olsun karneme "5" geldiğini biliyorum. O zamanlar 5'ten 1'i çıkarıp sonsuz bulurdum...

Ekmek almaya ilk ne zaman gittiğimi de bilmiyorum. Keza kaç ekmek aldığımı da. Para üstünü cebe atmışımdır ama. Paranın üstü, kendisinden daha tatlı gelmiştir her daim...

İlk ne zaman portakal kabuğu koymuşumdur sobanın üstüne? Bilmiyorum. Ama güzel kokardı meret, özlüyorum...

İlk küfrü ne zaman-kime savurduğumu bilmiyorum. Annem duysa çok kızardı, onu biliyorum. Şimdilerde çok sövüyorum bi de. Annem duysa, çok kızar hala...

İlk hangi şarkıyı baştan sona dinlediğimi de bilemem ki muhterem. Orhan Gencebay'dır muhtemelen ya da Cem Karaca. Bugünün çocuklarını acıdığımı biliyorum bi de...

İlk ne zaman-nerede-nasıl-neden sevdiğimi bilemem muhterem. Keza kimi sevdiğimi de. Kendimi kandırdığımı bilirim elbet...

***

"Zaman her şeyin ilacıdır!" diyen adam, muhtemelen çok zamansız etmiştir bu lafı. Bi hikayenin payına kaç zamansızlık düşer sahi? Bilmiyorum...

***


Bilmediği ne çok şey oluyor insanın muhterem. Tek bildiğim, hiçbi...  Neyse ya hu en azından o geyiğe sarmayacağımı biliyorum. Bahse konu mevzuları bilen de yoktur nasılsa, rahatlatıyorum kafamı. Hem zaten ne demişler: Bilmemek değil, yaşamamak kayıp...

***

İlk ne zaman-nerede yürüdüğümü bilemem muhterem. Kimler vardı etrafımda, nasıl tepki vermişlerdi bilemem. Ama her şeyin o ilk adımla başladığını bilirim. Birisi geçer karşına, yaşından beklenmeyecek hareketlerle teşvik etmeye çalışır şaşkın seni. Bi cümle dökülür ağzından ve olaylar gelişir: Tay-tay gel, bok var!..



Hiç yorum yok: